İsmet Özel daha "Yıkılma Sakın" şiirinden beri (1969) şiirin çürümüş ve uşaklaşmış aydın çevrelerine dahil olmamayı sağlayacak "kahredici kelimeler" ile yazılabileceğini ifade ederek edebiyatın "yönetimini ele geçirmeye" ahdetmiş bir dik duruşu ortaya koydu.
— lütfi bergen (@BergenLutfi) September 23, 2019
Türk edebiyatında sadece İsmet Özel, şiir ile "edebiyatın yönetimini ele geçirmeyi" dava olarak gördü.
— lütfi bergen (@BergenLutfi) September 23, 2019
Ataol Behramoğlu ile da bu nedenle ayrıldı.
Behramoğlu, Bir Gün Mutlaka şiirinin Aragon'un onayladığı dergide yayımlandığını söyleyince İsmet Özel şöyle dedi:
"Aragon'un onayını önemsemiyorum. Gariban Avrupalılar ne anlar benim şiirimden? Veya Türkçe yazılmış bir şiirden."
— lütfi bergen (@BergenLutfi) September 23, 2019
İsmet Özel daha 20'li yaşlarında genç bir şair iken Türkçenin Avrupaya karşıt (belki anti-emperyalist) öze sahip olduğunu idrak ederek Ataol Behramoğlu'na Türk şiirinin ve Türk edebiyatının başka bir dile çevrilemeyeceğini ikaz ediyordu.
— lütfi bergen (@BergenLutfi) September 23, 2019
İsmet Özel'in 20'li yaşlarında idrak ettiği "Türkçe"nin batı'ya eğilmeyen bir millet dili olduğu" hususu, onu ileriki yaşlarındada Türkçe konuşan milletin kafire boyun eğmeyecek bir varlık olduğu fikrine getirmiştir.
— lütfi bergen (@BergenLutfi) September 23, 2019




Yorumlar
0 onaylı yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.
Bu içerikte yorumlar kapalı.