Soma'da canlar yandı; yüreklerimiz dağlandı.
Soma'da herkes sınıfta kaldı.
Soma'nın acı'sı, umarım, başka acıların yaşanmamasının deva'sı / miladı olur.
NEO-LİBERALİZMİN ÖDÜLÜ: İNSANLIĞIN SESSİZ ÖLÜMÜ
'Umarım' diyorum çünkü acı'nın öldürüldüğü bir çağ'da yaşıyoruz.
Acı'nın da, bütün diğer insanî duyarlıkların da öldürüldüğü bir ağ'da.
İnsanlığın ayartılarak, hız ve hazın, kariyerin ve tüketmenin peşinde koşturarak sessiz ölümü: neo-liberalizmin yegâne ödülü!
İNSANLIK, YOKOLMAK İÇİN YARIŞIYOR!
Bütün dünya, postmodern 'Amerikan rüyası'na ulaşmak için birbiriyle kırankırana yarışıyor adeta: İnsanlık, yokolmak için yarışıyor birbiriyle!
Postmodern 'Amerikan rüyası', insanın, eleştiri, düşünme ve düş görme melekelerini yitiren, insanı sadece yiyen-içen, çiftleşen, kariyer peşinde koşturan, tüketmek için nefes alıp veren, ayartıcı bir cehennemin eğişine fırlatan bir cendere demek.
MODERNLİĞİN 'DEMİR KAFES'İNDEN POSTMODERNLİĞİN 'SANAL KAFES'İNE...
Max Weber, modernliği 'demir kafes' diye tanımlamış ve modernliğin iki büyük kriz ürettiğini söylemişti: Anlam krizi ve özgürlük kaybı.
Postmodernlik ise sanal kafes: İnsanı ayartarak, hız ve haz vererek öldüren bir kafes postmodernliğin sanal kafesi.
Postmodernlik, her şeyi izafileştirdi; her şeyi izafileştirerek, izafiliği tanrılaştırdı: İzafileşme, hakikati öldürüyor; anlamı öldürüyor; hayatı öldürüyor; insanın ruhunu, duyarlıklarını yok ediyor; insanı yüzeye, maskelere ve fetişlerine hapsediyor!
İNSANLIĞIN VAROLUŞSAL İNTİHARI!



Yorumlar
0 onaylı yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.