Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Ataerkil meşrep bir taksi şoföründen 'İdeal aile atmosferi'!

Kadıköy'den binilen Suadiye'ye doğru yol alan bir taksinin içindeyiz. İlk bir kaç dakika içinde sürücü başladı konuşmaya. Önce el ele yoldan geçen yaşlı insanlara, sonra gençlere laf söyledi.Sessiz kaldığımı görünce,nefes almaksızın sürdüreceği korsan konferansına başladı.

Sizi etki altında bırakmamak için şoförün cümlelerini tırnak içinde olduğu gibi yazacağım.

'Kendimi bildim bileli çalışıyorum. Gazi Fizik mezunuyum. Öğretmenlik yaptım bir müddet. Sonra babama Tekirdağ'daki arazimizi sattırıp bu plakayı aldırdım. Peder okumamı istemedi. Sen okursan öteki oğullarımı da kaçırırsın dedi. Kaçırdım . Benim bir küçüğümü tekme tokat döve söve okuttum. Ankara'da yanımda askeri hakim oldu.Sonra babamı kaçırdım Tekirdağ'dan. Biz üç kardeşiz üçümüzün yazlığının anahtarı, otomobillerimizin anahtarı babamda durur. Babam istediği zaman istediğini kullansın diye.'

'Evlendiğimizde hanım öğrenci idi. Öğretmen olacak. Öğretmen olma üniversite hocası ol dedim.Tabi eş durumundan kendimi garantiye almak istiyordum o sıra.Hanım üniversite hocası....Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde.

Babamın evinde yemek pişmez bizim hanımlar mesai çıkışı gelirler yemeği yaparlar. Ben çalışırım. Sabah yedi akşam on. Babam yaşar. Ben çocuklarıma babalık yapamadım. Babalığı babam yapar. Babam ne derse o olur. Büyük oğlum teğmen çıktı. Yemin törenine gideceğiz. Davetiye beş kişilik.Babam sen dur dedi ben gideceğim.Babam gitti.Küçük oğlum hakim çıktı onun törenine de babam gitti.Babam ne derse odur.'

'Kararları ben veririm. Kendi çocuklarımı da kardeşlerimin çocuklarını da döve döve okuttum. Bayağı tekme tokat döverek. Dövmeden adam olmaz hiç kimse. Bizim çocukların hepsi okuyor. Döve döve kim başardı bunu. BEN!'

'Biz Kartal'da oturuyoruz sekiz daireli bir apartmanın dört dairesi bize ait. Diğerleri satsa anında kredi çeker alırım. Kimse ile komşuluk yapmayız. Kendi aramızdayız.'

Şoför, babasını ve onu takdir edeceğimi zannederek aşk ile anlatıyor. 'Babanızın tavrını beğenmedim siz ilerde torunlarınıza böyle yapmayın' dedim.

Derin bir sessizlik oldu.Nihayet adamın bir kaç dakika susmasını temin edebilmiştim.Onun konuşması bilmiyorum niye gönlümü çok yordu.

İşinden yorgun argın gelen kendisinden Çerkez gelini performansı beklenen üniversite hocasına fazla empati yapmıştım herhalde. Üstüne her şeye karar veren kayınpeder, döve döve başarılı olmaya zorlanan gençler ilave olunca...

Babanızın tavrını hiç beğenmedim deyiverdim. Şoför bu cümle üzerine bıçak gibi sustu. Keşke devam etseydi o susuş...

Birkaç dakikalık sessizlik şoföre uzun gelmiş olmalı ki tekrar başladı babası ile olan iletişimi üzerinden destan yazmaya.

Baktım susmayacak en iyisi bu yolculuğu güncel bir yorum üzerinden nihayetlendireyim dedim.

Oyunuzu kime vereceksiniz diye sordum. Kararsızım dedi. Her konuda onca keskin bilgisi olan birisinin kararsızlığını nasıl yorumlarsınız? Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde kararsız olmadığını tam tersine ziyadesiyle kararlı olduğunu fark ettim.

O halde kendi mahrem hikayesini merkeze alarak kararsız seçmen profili ile bu şoför ne yapmaya çalışıyordu?

Lakin bu yazının yazılma amacı bu değil.

Kemikten X Partili fizik öğretmeni bir taksi şoförünün-kemikten tabirinin kendisine ait olduğunu söylemeliyim- 'birey'e nasıl baktığı, nereden baktığını göstermek için yazdım bu yazıyı. Bu anlayış bir siyasi kimliği temsil etmiyor aslında! Çok çalışan haddinden fazla çalışan bütün 'baba'ları, karşılığında sınırsız hürmet bekleyen bütün 'baba'ları imliyor.

Kişilerin dilleri ile ifade etmiş oldukları siyasi görüşlerinin benim açımdan bir önemi yok. İnsanın insana, insan olarak koyduğu mesafe ile ilgiliyim.

Demokrasi bilinci sadece devlet ile birey arasındaki bir tercih ve mesafe değil. Aynı zamanda birey ile birey arasında muhakkak korunması gereken bir mesafe olduğu konusunda toplumsal mutabakata varmamız gerekiyor. Birey ile bireyin arasında korunması gereken mutlak mesafeye saygı diyoruz.

Taksi şoförünün anlattıkları saygının mesafesini değil tahakkümün sınır tanımazlığını ortaya koyuyor. (Dayak, mutlak baba otoritesi vs.)

Nedendir bilinmez Tekirdağlı taksi şoförünün anlattıklarını yaşayamadığını, kendisine bir teselli olarak anlattığını düşündüm.

Peki, niye kendisine teselli olarak her dediğini yaptığı bir baba kurgulamıştı. Muhtemelen oğullarından beklediği 'oğul' modeli olarak kendisini merkeze alıyordu anlattıkları üzerinden.

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.