Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Ateist bir okuyucunun mektubu

Küresel bir dünyada yaşıyoruz elbette.

Ama bir sorun var: Küreselleşme niceliksel (özellikle de ekonomik) sınırları ortadan kaldırsa da, niteliksel (entelektüel) sınırları da, insanın ufkunu da alabildiğine daraltıyor.

Sonuçta ekonomik, kültürel ve entelektüel hareketlilik anlamında bir ölçek büyümesi yaşanıyor ama dünya, büyük ölçüde Amerika'da üretilen, üstelik de sığ ve banal bir kültürün insanlığın ufkunu daralttığı 'sanal bir köy'e dönüşüyor.

BÜTÜN İNSANLIĞA HİTAP EDEBİLEN BİLGECE BİR DİL

Büyük bir paradoks bu: Bütün insanlığı ayartarak yokeden, kendi'nden ve hakikat'ten eden varoluşsal bir paradoks.

Bu paradoksu görecek ve aşabilecek bir yerde durabilmeli, insanlığın varoluşsal sorunlarını anlamlandırabilecek cümleler kurabilme kaygısı içinde olabilmeliyiz, diye düşünüyorum.

Böylesi bir ortamda, bütün insanlığı kucaklayacak, bütün insanlığın sorunlarını eksene alacak cümleler kuramadığımız sürece, söyleyeceğimiz sözün kıymeti harbiyesi olmayacağını bilmemiz gerekir.

O yüzden insanlığın yükünü omuzlarında taşıma bilinciyle, herkese hakîkatin evrensel sözünü söyleyebilecek, herkesin kendince varolma ve yaşama hakkına saygı duymasını bilen bilgece bir dil kurabilmeliyiz.

EVRENSEL HAKİKATİN ŞARKISINI BESTELEYEBİLMEK...

Sadece hakikatin izini sürme kaygısı gütmeli, bütün insanlığı kucaklayabilecek evrensel hakikatin şarkısını besteleyebilmeliyiz.

Söylediğimiz söz, herkesi kucaklayabilmeli, herkes, bir şekilde, söylenen sözde kendini bulabilmeli.

Başka bir ifadeyle, söylediğimiz söz, insanlığın temel sorunlarına ışık tutabilmeli.

Sözü, bütün insanlığın varoluşsal sorunlarını anlamlandıracak şekilde söyleyemediğimiz zaman, söylediğimiz söz, sadece havaya sıkılmış bir kurşundan ibaret kalacaktır.

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.