Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Biz burada mutlu mesut cıvıldaşırken...

Bir önceki yazıda 'sosyal medya' endüstrisinin ekonomik boyutlarına ilişkin göz önündeki verilerden bazılarını sıralamış, o verilere dair bir okuma yapmayı da, becerebilirsek eğer bu yazıya bırakmıştık.

Atılan her twit'in, sahibi olan şirkete, dolayısıyla Amerikan ekonomisine, yine dolayısıyla 'küresel sermaye' dediğimiz yeni dünya düzenine 0.43 kuruş kazandırdığını hatırlayalım. İlk bakışta üstünde durmaya değmezmiş gibi görünen bir bedel... Oysa bize önemsiz görünen bu küçük katkılarla damlaya damlaya acayip büyüklükte para gölleri oluşuyor küresel patronların şişkin banka hesaplarında. Eğer bugünün dünya düzeninin işleyişiyle ilgili bir sorununuz varsa, yani küresel gidişatın vicdanınızda kanattığı, sızlattığı ya da en azından kıpırdattığı birşeyler varsa, biliniz ki, attığınız her twit'le o sorunun, o derdin, o yaranın, o haksızlığın milyonlarca küçük sponsorundan biri de sizsiniz.

Artık çocuklar bile biliyor ki; bugünün dünyasında Amerika'nın kendisini gezegenin patronu gibi görmesini mümkün kılan güç, her şeyden çok ona her türlü kirli, örtülü, karanlık ya da açık operasyonun imkanlarını tastamam eden finans gücüdür. Bu güç, sadece ABD sınırlarıyla sınırlı bir güç değildir, dünyada egemen olan legal/illegal ticaretin para akıttığı devasa ortaklığın da merkezidir aynı zamanda. Bir küresel finans imparatorluğundan sözediyoruz kısaca. Dünyanın diğer yarısını ölümcül sınırlara kadar yoksul bırakan bir zenginler dünyasından... Servetleri sayılamayacak kadar çok ama sayıları hiç de o kadar fazla değil... Gizli saklı bir gerçek değil bu; yapılan hemen bütün araştırmalar, dünyadaki zenginliğin yarıya yakın kısmının dünya nüfusunun sadece yüzde 1'ine tekabül eden bir azgın azınlığın elinde olduğunu kanıtlıyor. Bu aslında en iyimser tablo! İyi ama nasıl bir dünya bu? Önce sıradan insanlar olarak hepimizi en zayıflatılmış yerlerimizden vuran imaj, algı ve alışkanlıklarımızdan söz etmeliyiz. Yeni trendlerden dem vurmalıyız. Sonra kahir ekseriyetimizin zihinsel yönetimini eline geçiren tüketim vakumlarından ve markalar ekonomisinden... Sonra bizim her zayıflığımızı, her algı defomuzu kuruş kuruş, lira lira, dolar dolar, avro avro cebine akıtan egemen yüzde 1'den, sermaye krallıklarından, küresel dev şirketlerden... 'Dünyayı yöneten 147 şirket' diye yazdı en son İsmet Berkan köşesinde, 150 bile değil... Attığımız twit'lerin şenlendirdiği asıl yer orası, oraları. Sadece cebimizdeki kuruşlar, liralar değil, belki ondan da çok kapıldığımız, kapılandığımız, sorgusuz sualsiz sürüklendiğimiz algılar onların asıl sermayesi...

Sokakları dolaşırsanız bu ülkede hemen herkes antikapitalist, herkes zalim dünya sömürgecilerine karşı, Amerika'dan hiç hazzeden yok. Sağcısı, solcusu, İslamcısı, Kemalist'i hep böyle... Herkes birbirini Amerikancı, Batı uşağı, Kapitalist taşeronu olmakla suçluyor. Ama herkes bir şekilde, bildiğini bilmezden gelerek su taşıyor büyük patronun şer değirmenine.

'Kahrolsun Amerika!' diye bir twit atıyorsunuz Amerika 0.43 kuruş kazanıyor bundan. 10 kişi atarsa 4.3 kuruş... Yüz kişi, bin kişi, milyon kişi, varın siz hesaplayın. Vergisiz, kemiksiz... İşte yeni emperyalizmin akar tablosu böyle oluşuyor, cebi böyle doluyor. Bilişim dediğimiz, paylaşım dediğimiz, sosyal medya dediğimiz şey, gönüllü katkılarımızla, hatta sadece oradaki varlığımızla bile, patronların en büyük endüstrilerinden birini besliyor, büyütüyor ve kendini meşrulaştırıyor. Avatarınıza Rabia simgesi koysanız da, Gazze fotoğrafı koysanız da, Kelime-i Tevhid sancağı ya da Osmanlı tuğrası koysanız da bu böyle, hep Amerika zengin oluyor, hep o azgın küresel sermaye kazanıyor.

Çare 'Kahrolsun Amerika!' twit'i atmak değil! Çare 'Kahrolsun Amerika!' diyerek twitter'ın kapısını güm diye vurup çıkmak... Düşünün mesela her görüşten birkaç milyon gerçek antikapitalist terkediyor twitter'ı. İşte bu gerçekten o kuş çiftliğini fena halde ırgalar!

Var mısınız?

Varsanız gazanız mübarek olsun!

'Yokuz ama biz burada çayımızı, kahvemizi yudumlayıp 'Kahrolsun Amerika!' demeye de devam edeceğiz' mi diyorsunuz?

Tuş isyanı, klavye devrimi, retweet cihadı...

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.