Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Bu acıyı unutturacak başka bir acı daha yaşamamak için...

I-Pazartesi gününden bu yana, Yangın günlerinde herkes kalbini bir şekilde düşürür cümlesinin arkası nedir diye soruyorsunuz. Düşen kalbimizi görüp de yerden alabilecek miyiz diye soruyorsunuz.

Sizi bilmem benimki yerde kalacak. Öyle kırık ve kirli. Kim bilir kaç vakit kalacak.

Acının fotoğrafına gözünü değdirmekten utanan bir korkak var içimde. Sontag'dan mı armağandır bu korku. 'Başkasının acısına bakmak'.

Ekran, yaşadığım toplum ile arama yabancılık efekti sokuyor diye on yıldan fazla bir zamandır tv seyretmiyorum.

Yabancılık efektinden kaçarken, başka bir yabancılığın yabansılığın içine düştüğümü hiç fark etmemişim.

Soma bize değil Somali'ye yakınmış daha ziyade ve ben hiç görmemişim.

Sanayi inkılabını filan anlatırken çocuklara. Demir filizini kömür ile eriten Abraham'ın sanayi inkılabına yaptığı katkılardan bahsederken.

Sanayi İnkılabı ile birlikte kadınlar ve çocuklar ucuz iş gücü olarak devşirildi filan derken.

Bu vurgunun bu talanın bu sömürünün bilmem kaç yüz yıl öncesinde kaldığını zannederken.

Sözüm ona analitik yaklaşımlarda bulunurken.

Orada, çok uzakta değil Soma diye bir yerde...

Haritada yerini bulurum, biz isim şehir oynayan neslin çocuklarıyız, m harfinden Manisa ,Muğla ,Mersin, Mardin demeyi biliriz, ama şimdiki nesil Soma derken Soma'yı Somali gibi zannederken...

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.