Bizim memleketimizde daha çok lâik kelimesi kullanılırken, sonraları siyasi edebiyatımıza seküler kelimesi de girmiş oldu ve insanlar da gördüğüm kadarıyla üç gruba ayrıldılar. Bunlardan bir grup, İslâm'ın laik olmadığını fakat seküler olduğunu iddia eder ve laiklik ile sekülerliği birbirinden ayırır. Bir başka grup İslâm'ın laikliği bünyesinde barındırdığını söyler. Üçüncü bir grup ise 'İslâm ne seküler bir modeli öngörür, ne de laikliği bünyesinde barındırır' diyorlar.
Ne anladığımı söylemem gerekirse seküler kavramı daha genel dünyeviliğe, beşerî alana yani Allah'ın dininin müdahale etmediği, yok sayıldığı bir alan yapısına tekabül eder. Laiklik ise bunun içerisindeki siyasi boyutu temsil etmektedir. Öyleyse, ister laisizm, ister sekülerizm olsun, özünde öyle bir alan öngörüyor ki, din oraya kesinlikle karışmayacaktır. Buradan hareketle İslâm'a geldiğimizde, İslâm'da dinin karışmadığı özel ve genel hiçbir alan yoktur. Vardır diyen ya bilmiyor ya yanlış biliyor ya da bildiği halde saptırıyor demektir. 'Biliyor, ama bu bilgi farklı bir yoruma dayanıyor' diyenlere cevabım şudur: 'İslam'da yorumun kuralları vardır, usulsüz vüsul olmaz.'
İslâm'daki müdahale/karışma anlayışını, ilâhî-dînî sınırlama, hüküm koyma, talimat verme, irşad etme şeklinde idrak etmemiz gerekiyor. Yoksa bu müdahale insanların iradelerini, kişiliklerini de ele alıp, ona hakim olup zorla yönlendirme manasında da değildir, ruhban sınıfının müdahalesine benzer bir müdahale de değildir.
İslâm'a göre de insanda irade hürriyeti vardır. Mükellefiyet, cennet, cehennem ve imtihan hep bu irade hürriyetine bağlıdır. Fakat, yasama, irşad etme, kaideleri geçerli hale getirme açısından dinin müdahil olmadığı hiçbir alan yoktur. Kur'an'ın ilk ayeti Allah'ın adıyla başlamaktadır. Her işe onun adıyla başlarız. Besmele'den başlayıp Nas suresine kadar Kur'an'ı baştan sona okuduğumuz zaman bu söylediklerimin doğru olduğunu görebiliriz. Netice itibariyle İslâm ile sekülerizm ve laisizmin uzlaşan, paralellik arzeden yönleri yoktur. Bunların yan yana gelmesi mümkün değildir. İslam'da olan, laiklik ve sekülerlik değil, din ve düşünce hürriyetidir.



Yorumlar
0 onaylı yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.