2014 Dünya Futbol Şampiyonası bize bir kere daha hatırlattı ki, profesyonel spor dalları önemli bir sosyal fenomen ve ciddî bir iş dalı. Her spor dalı kendine mahsus kurallara sahip. Bunlar hem oyunlarda hem de ihtilâfları çözmede kullanılıyor. Kısaca, dünya, bir bakıma, çok sayıda spor dalları, milyonlarca kulüp, her bir dalın işleyişini sağlayan kurallar ve kurumlarla, bir spor dünyası.
Spordaki bu muazzam pratikler, kurumlar ve kurallar nasıl doğdu? Bunun hikâyesi özgür insanî birliklerin, bir kişinin veya grubun tek başına dizayn etmeye muktedir olamayacağı karmaşık, kurallara dayalı sosyal düzenler yaratabileceğini anlatır. Spor düzenleri yukarıdan aşağıya, bir merkezî planlama otoritesinin dayatmasıyla değil; aşağıdan yukarıya, gönüllü katılım ve etkileşimle oluşmuştur.
Yıllar önce okuduğum bir yazıdan yararlanarak futbolun hikâyesini özetlersem bunu daha iyi anlatabilirim. Orta Çağ'da Avrupa'nın birçok yerinde önemli günlerde oynanan ve genellikle 'futbol' (football) olarak adlandırılan bir spor vardı. Hedefi topu üzerinde mutabık kalınan bir çizgiye taşımaktı. Oyunun taraflarının oyuncu sayısında ve topla yapabileceği hareketlerde bir kısıtlama yoktu. Oyunlar çoğu zaman şiddet içermekte ve spordan çok kavgaya benzemekteydi. Oyunun bazı versiyonları, Floransa'da Calcio Fiorentino'da olduğu gibi, daha belirgin kurallara sahipti. Genel olarak her mahalle veya bölge kendi kurallarını uygulamaktaydı ve geniş bir alanda uygulanan bir kurallar demeti yoktu.



Yorumlar
0 onaylı yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.