Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Gelmekte olan yalnızlığın ayak sesleri...

I-Kıymetli yalnızlıklar vardır. Bitmeyişleri ile kıymetlidirler. Bir dervişin yalnızlığında biriktirdiği celal ve cemal sevgisi gibi. 

Bitmeyişleri ile dayanılmaz olan yalnızlıklar vardır bir de... Manevi ve maddi yalnızlığın, çaresizliğin iç içe geçtiği yalnızlıklar. Göçmenlerin yalnızlığı. Parası olan göçmenler için hayat nispeten kolaydır: 'Parasızlık vatanı gurbet, para gurbeti vatan eder' diye öğretmişti Efedimiz Hz.Ali. 

Geçtiğimiz Cuma günü Dünya Mülteciler Günü olarak 'kutlandı'.

Kutlamak?

Dünyanın mültecileri için dikkat çekildi diyeceğimiz bir gün oldu mu 20 Haziran 2014? Keşke olsaydı. Olmadı. 365 gün mülteciler için kafasını yoranlar, kalbini yoranlar hiç olmazsa sadece bir gün diğer insanların da dikkatini çekmeye, gittikçe büyüyen bu acıya karşı insanlığı duyarlı olmaya davet etti.

Dünya Mülteciler Günü'nde posta kutuma düşen iki mektup umudu ve umutsuzluğu aynı anda mayaladı içime.

Birinci mektup sevgili (artık merhume demeye kendimi alıştırmam gerekiyor) Ayşe Şasa'nın cenaze törenine dairdi. Sosyal medyanın 'özne'leri, Ayşe Şasa'nın ölüm haberini paylaşmalara, kendi varlığını merhumenin varlığına katmaya doyamamıştı. Hakkında yazılanlara bakınca keşke demiştim, bu yazılanların üçte birinden haberdar olabilseydi.

Sosyal medya ve sanal ilişkisini unutmuştum bir anlığına demek ki. Hakikate değmeyen oyunsu duyarlılıkları fark etmem için, yalnızlığı içinde muhteşem başka bir dostumun satırları gerekiyormuş.

 Yalnızlığı ile kıymetli, varlığı ile zengin olduğum dostumdan gelen şu mektup ile kalbim kabardı, kabardı, karışacak bir umman bulamadan taştı gitti. O dostum ki, geçtiği yerden iki kere geçmek isterim. Duasında olduğum sürece kendimi emniyette hissederim. Şöyle yazmış (Müsaade almadan yayınladığım için beni affedeceğini ümit ederek paylaşıyorum):

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.