Adını Toprak koydum.
Henüz tanışmıştık, zihnim onu bilmiyorum neden Toprak olarak kodladı.
Toprak ismi erkeklere yakıştırılır çoğu defa. Oysa o bana kendini Toprak olarak kaydettirdi.
Düşündükçe, neden idrakimin zincirlerinin onu toprak olarak zapt ettiğini anladım.
Toprak rengi gözleri vardı. Gözbebeğinin etrafına bir kaç yeşil dalın aksi düşmüştü sanki.
Topraktı, çünkü kalbine gömülen her tohumu bire bin verimlilik ile sunmaya hazırdı.
Topraktı örten, muhafaza eden ama şikayet etmeyen.
O bana 2014'ün armağanı.
Bir kaç bahardır gelen yoktu. Gidenler çoktu ama gelen yoktu.
Kutlu Doğum haftalarının kutlandığı günlere geldi. İçime bir nehir gibi akıp gitti.
Önce telefon. 'Fatma Hanım bakın burada sizin bir okuyucunuz var' diyen meslektaşım. Sonra onun o mahcup kırılgan ama insanın içine işleyen cümleleri. 'Çok heyecanlıyım' diyen sesi.
Ru be ru görüşelim o halde temennisi ile biten telefon konuşması.
O kadar erken beklemiyordum karşılaşmayı.
Kalabalığın içindeki yalnızlığımda kalabalık masalardan gelen kahkaha seslerinin ortasında, kendi tenhamda yaşarken...Ben buradayım sizin de burada olduğunuzu söylediler dedi sadece bir kaç gün sonra.
Burası dediği bir 'kokteyl akşamı'.



Yorumlar
0 onaylı yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.