SİYERE GİRİŞ 1
Arapça siret kelimesinin çoğulu olan siyerin sözlük anlamı; insanın gittiği yol, ortaya koyduğu tavır ve hal demektir. Bu anlamından dolayıdır ki ; Hazreti Peygamber'in hayatını anlatan eserlere siyeri nebi yada sadece siyer denir.
Neden siyer sorusuna birçok cevap verilebilir.
Bu cevapların hepsinden en önemlisi ise; bir Müslüman olarak teslim olduğumuz dinin kitabının bize '' en güzel örnek olarak ''sunmuş olduğu peygamberimizin hayatını öğrenmenin, üzerimize bir görev ve sorumluluk olduğudur.
Bu görev ve sorumluluk çerçevesinde Hazreti Peygamber'in hayatını öğrenirken; onlarca peygamber anlatısının / öğretisinin içerisinden en doğrusunu / sahihini belirlemek, anlatıların içerisindeki doğruları alarak doğru bir peygamber tasavvuruna sahip olmamız gerekmektedir.
Zira doğru bir peygamber tasavvuru olmadan, insan olarak / halife olarak yaratılış amacımızdaki misyonu; ilahi vahyin projesine uygun bir dünya inşa etmeyi başarmamız mümkün değildir.
İlahi projenin mimarı olan peygamber ( a.s) bir rehber olarak doğru öğrenilip, anlaşılamaz ise; projenin tamamlanmasına yönelik mücadelede, imam kitabın önderliği de sorunlu olacaktır.
Bu mücadeleye imam kitabın önderlik edebilmesi için vahyin ilk muhatabının, ilk tebliğcisinin, ilk uygulayıcısının doğru anlaşılması ve doğru öğrenilmesi gerekmektedir. Bütün bunlarla beraber peygamber efendimizin, ilahi vahyin doğrultusunda belirlediği tavır ve ortaya koyduğu davranışların doğru öğrenilmesi / algılanması / anlaşılması gerekmektedir.
Hazreti Peygamber'in hayatını öğrenmek isteyenlerin önünde en büyük engel olarak, çok farklı peygamber anlatılarının oluşturduğu birden fazla peygamber tanımı ve tasavvurunun olmasıdır.
Farklı peygamber algılarını tasnifleyen bir çalışmada üç Muhammet mukayesesi yapılmaktadır.(1)
Üç Muhammed’den hangisi, Kur'an’ın '' en güzel örnek ''olarak sunduğu Muhammed’tir sorusunun cevabının bilinmesi Muhammed ümmeti için hayati bir sorudur. Zira Kur'an’ın Muhammed’i / bize örnek olarak sunulan peygamber '' tarihin ender şahit olduğu insanlık hamlelerinden birini gerçekleştirmiştir. Onun misyonunu sürdürme yükümlülüğü ise, İslam ümmetine ait bir yükümlülüktür ''(2)şimdi Muhammed ümmetinin bireyleri olarak bizler, bu yükümlülüğümüzü yerine getirebilmek için Kur'an'ın Muhammed’ini tanımak zorundayız.
Bu hayati soruya cevap ararken, başlama noktasını bize '' en güzel örnek ''olarak sunan kaynaktan başlamak en doğru yol olacaktır. Çünkü biz; '' Kur'an-ı Peygamberle tanıdık. Peygamberi tanıyacağımız en sahih, en birincil ve en çaplı kaynak Kur'an'dır. Nasıl ki Kur'an-ı Peygambersiz anlamaya çalışmak anlama soruna yol açıyorsa, Peygamberi Kur'ansız anlamaya çalışmak da aynı soruna yol açacaktır.'' (3)
Madem teslim olduğumuz dinin kitabı bize, Hz. Muhammed'i '' en güzel örnek ''olarak göstermektedir, o zaman üç Muhammed’den örnek gösterilen Muhammed'in ilkesel izlerini kitapta / kitabımızda bulabiliriz.
Bize örnek gösterilen prototipin özelliklerini, sıfatlarını, üstlendiği misyonun ve sorumlulukların alanına dair bilgilerin, işaretlerin / izlerin, kendisini örnek gösteren kitapta olması son derece doğal bir durumdur. Bu doğal durum gereği şunu söyleyebiliriz; ''Hz. Peygamberi en iyi öğrenebileceğimiz kaynak, onu peygamber olarak atayan ilahi kaynaktır. Bir kişiyi bir göreve atayan makam, o kişinin şahsiyetini, meziyetlerini, varsa zaaflarını daha iyi bilir ve görev alanını, yükümlülüklerini, yetkilerini o makam belirler. Bu makam ilahi makam, görev peygamberlik, atayan Allah ve atanan da peygamber ise, bunun böyle olması kaçınılmazdır ve kesindir. ''(4)
Bir de Hazreti Aişeden gelen '' O yürüyen Kur'andı ''haberini aldığımızda / rivayetini öğrendiğimizde; doğru kapıda / doğru adreste olduğumuzu ve doğru bir başlangıç yaptığımıza mutmain olduk.
Hazreti Aişenin Hz. Peygamberi tanıtmak için söylediği o muhteşem tanımlamayı iki yönlü anlamaya tabi tuttuğumuzda '' O yürüyen Kur'andı ''sözlerindeki anlamlılığı / bütüncüllüğü / et ile tırnak gibi birbirinden ayrılamaz ilişkisini kavrayabiliriz.
Hazreti Aişeden gelen bu tanımlama, '' Hazreti Peygamber'in hayatını öğrenmek isteyenlere kaynak olarak, Kur'an-ı önerirken aynı zamanda Kur'an-ı daha iyi kavramak için de onun hayatının iyi kavranması gerektiği mesajını vermektedir. ''(5)
Bu muhteşem tanımlama bize, siyer okumalarımız için birincil kaynağı da göstermiş olmaktadır.
'' Tebliğ edilenin, tebliğ eden hakkında bilgi vermesi açısından Kur'an siyer kaynakları arasında ilk sırada yer almaktadır. Kur'an sadece siyerin ilk kaynağı değil, aynı zamanda Hazreti Muhammed'in hayatına dair bilgi veren en sahih kaynak olma özelliğine de sahiptir.''(6)
Peygamber Efendimizin hayatını öğrenmede, siyer okumaları yapılırken, Kur'an'ın temel kaynak olmasının yanında diğer kaynaklarında değerlendirilmesinin çok önemli olduğunu kabul etmeliyiz.
Zira '' hazreti peygambere veya yaşadığı döneme veya yetiştirdiği nesillere veya söylediklerine ait olan her şey bir şekilde ona ve hayatına kaynaklık etmektedir. '' (7)
Dolayısıyla peygamberi, Peygamber Efendimizin hayatını ve mücadelesini anlamamıza yardımcı olacak bütün ilmi disiplinler ve bu disiplinlere ait kitaplar, siyer okumalarında başvuru kaynağı olarak kullanılması gerektiğine inanmaktayız ki, biz bunu yaparak siyer okumaları gerçekleştirmeye çalıştık.
Bir grup arkadaş ile on yıldan fazladır siyer okumaları yapmaktayız. Yukarıda bahsettiğimiz gibi Peygamber Efendimizin hayatı ve mücadelesini anlamaya yardımcı olacak bütün ilmi disiplinlere ait kitaplardan faydalandık.
Bu yardımcı kitaplardan faydalanırken, Peygamber Efendimizin hayatını anlamada temel referans kaynağımız olan Kur'an; bu kaynaklardan faydalanmada / faydalanmaya yönelik usul ve bakış açısı belirlerken bize ölçü ve hakem olmuştur.
Zira Kur'an '' aynı zamanda sirete dair nakledilen bir haberin sıhhati için ölçü konumunda ''(8) ve '' peygamberin hayatına yönelik bir tasavvur oluşturmada mihenk taşı '' (9)olmasından dolayı bu tarz bir okuma yapmayı benimsedik.
Şüphesiz ki siyer okumalarında yardımcı kaynaklara sirayet etmiş problemlerden arınmak ve bu problemleri aşmak, bu problemlerden etkilenmemek için bir yöntem de belirlemek durumundaydık.
Bir usul belirlemeye geçmeden önce; yardımcı kaynaklardan faydalanırken bir usul sahibi olmanın, bir usul belirlemenin yetmeyeceğinin farkındaydık. Bir de siyer kaynaklarına sirayet etmiş uydurmaları, karışmış bilgileri ve bu uydurmaların karışma şekli ve mantığının bilinmesi, analiz edilmesi gerekmekteydi.
Siyer kaynaklarımıza sirayet etmiş uydurmaları, ilaveleri ve oluşturulan kurguları genel olarak sekiz başlık altında toplayabiliriz.
Bunlar;
''1. Seçilmiş ve tercih edilmiş malzeme
2. Aşırılmış ve adapte edilmiş malzeme
3. Üretilmiş (inşai) malzeme
4. Değiştirilip kurgulanmış malzeme
5. Telif edilmiş malzeme
6. Yüceltme temelli abartılmış malzeme
7. Mutlak ve karıştırılmış malzeme
8. Kurandaki bazı ayetleri delil alarak kurgulanmış malzeme''(10)
Hangi amaçla olursa olsun oluşturulmuş / kurgulanmış bilgiler ve bu bilgilerden oluşmuş menkıbelere ve hikayelere, yüceltmek amacıyla eklenmiş mitolojik altyapılı abartılı aktarımlara karşı usul açısından bir filtre / arıtım sistemi oluşturmak gerekiyordu.
Filtre istasyonunda arıtma işlemini; siyer kaynaklarına hangi yöntem, mantık ve amaçlılıkla (uydurmalar, eklemeler, tercihler, bakış açıları ve taassup kaynaklı ) problemli bilgiler karışmaktadır, yukarıdaki maddeler çerçevesinde bunları belirleyerek önlemlerimizi aldık / almaya çalıştık.
Bunlardan bazıları:
'' Tarihsel bağlam;rivayetleri tarihsel bağlam içerisinde değerlendirmek, İnsani boyutun dikkate alınması; Hazreti Peygamber'in beşer yönünün ön plana çıkarılması ve insanüstü anlatımların yoğunluğundan kurtarılması, Akılla - mantık süzgecive Dönemsel siyasi olayların bilgisine sahip olma;(11) ve tek boyutlu okumalardan, sınırlanmış ve çerçevelenmiş bakış açılarındankaçınmak gibi yöntemsel prensipler benimseyerek okumalar gerçekleştirdik.
Belirlediğimiz yöntem doğrultusunda ve Kur'an'ın belirlediği ölçü çerçevesinde siyer okumaları yaparken; temel kaynağımızın Kur'an olması hasebiyle dersimize isim verme hakkını da elinde bulundurmaktadır. Bu yüzden yaptığımız derslere Kur'an'ın gölgesinde siyer ismini verdik. Bu köşede de ömrümüz ve sağlığımız yettiği sürece bu başlık altında yazılarımızı yazacağız.
Kur'an'ın gölgesinde siyer dersleri yaparken, temel referans kaynağımız Kur'an'ın yanında bize katkı sağlayacak bütün ilmi disiplinlere dair kitaplardan belirlediğimiz usul çerçevesinde faydalandığımızı söylemiştik.
Siyer okumalarımızda faydalandığımız kaynaklar ve ilmi disiplinlere dair şöyle bir sıralama yapabiliriz:
Siyere dair bilinen klasik ana kaynaklar;
Temel kaynağımız Kur'an, Hadisler, Risaleler, Tarihsel vesikalar, Şiirler, Sözlü şifahi kaynaklar''(12)yanında '' Arap dili ve edebiyatı, Ensab, Coğrafya, Genel tarih, Temel İslami ilimlerden tefsir, hadis, fıkıh, Sosyoloji, Psikoloji, Ekonomi, Antropoloji, Siyaset, Arkeoloji ''(13) gibi ilim dallarından; genel tarih, sosyoloji, psikoloji ve siyaset ilimlerinden ve siyere katkı sağlayabilecek bilgilerden faydalandık.Zira '' basit anlamı ile siyerin karşılığı olarak Hazreti Peygamber'in hayatı ve mücadelesinin İslami bilimlerin ''(14)ve diğer ilimlerin ilgi alanına girdiğini düşünmekteyiz .
Bu bilimsel disiplinlerden edindiğimiz bilgilerinden faydalanmak, peygamber efendimizi anlamada bize çok farklı ufuklar açmıştır. Örneğin Hicreti: hicret sosyolojisiyle okumak, hicreti anlamada; anlamaya dair büyük bir lezzeti gönlümüze / aklımıza sunarken, hicretin yakın zamana kadar niçin anlaşılmadığının da ipuçlarını bize vermiştir.
Hicreti; Hicret Sosyolojisiyle anlamaya yönelik çalışmaları yapanların en başında gelen, hatta ilklerinden olan Ali Şeriati'ye bu konuda bize bıraktığı düşünsel miras için sonsuz rahmet diliyorum.
Yakın zamana kadar kullanılmamış bu bilim dallarından siyerin nasıl yararlanacağı önemli bir meseledir. Dahası bu bilim dallarının siyerde kullanılmasının usulün nasıl olmalıdır? Sorusuna şimdilik yeterli cevap verilememektedir.
Zaten siyer okumalarımızda cevabı verilmemiş / verilememiş birçok soruyla karşılaşıyoruz.
'' Hala ilk İslam toplumuna dair sosyolojik, Hazreti Peygamber'in, inananların veya müşriklerin ruhsal durumlarına, davranış biçimlerine dair psikolojik ciddi çalışmalardan mahrum olduğumuz ''(15)yakıcı bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.
Yukarıda belirlediğimiz eksikliklerle ilgili olarak '' siyer felsefesinden ve siyer sosyolojisinden de bahsetmemiz gerekecektir. Hem çerçevesi, yöntemi, sınırları gibi disiplin hakkında fikir beyan etmesi, hem de içerik itibariyle sistemli düşünmeye katkı bağlamında siyer felsefesine, Hazreti Peygamber'in oluşturduğu yeni toplumu tam manasıyla tanımak için de siyer sosyolojisine ihtiyaç duyulmaktadır. ''(16)
Siyer çalışmalarında bütün disiplinlerden faydalanırken yaptığımız siyer okumasında kategorik bir endişe taşımadık yada bir kategori belirleyerek okuma yapmamız gerektiğine dair zorunlulukla kendimizi sınırlandırmaya mecbur hissetmedik.
Bilindiği üzere, tarihçiler kendi kabulleri, bilimsel bakışları veya tarih tezlerine göre tarih yazım türlerini farklı kategoriler altında toplamışlardır.
Siyer yazıcılığında da tarihçilerimiz siyeri; dönem, amaç, metodoloji ve kabullere göre dört ana grupta toplamışlardır.(17)
Biz bu dört ana grup ve bu ana grupların içersindeki siyer türlerine dair kitaplardan ulaşabildiklerimizin tamamından faydalanarak okumalar gerçekleştirdik.
Bu kadar geniş bir yelpazeye sahip bir çalışmanın usul açısından uygun olup olmadığı konusunda çalışmamızı sınırlandıracak yada baskılayacak anlayışa zihnimizde yer vermedik. Anlamayı kolaylaştıracak / anlamayı sağlayacak zemin ve usul ne kadar geniş ve çeşitlilik içerir ise insanın ufku da o denli geniş oluyor.
Bu çabalarımızdan istenilen sonucun elde edilip edilmediğine / başarılı olup olmadığımızla ilgili değerlendirmeler yapmak yerine şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, böyle bir çalışmayı yapmak bize engin ufuklar açarak, peygamber efendimize olan muhabbetimizi / aşkımızı öyle arttırmıştır ki, bu yaptığımız çalışmalardan elde ettiklerimizi sizinle paylaşmaya / paylaşma sorumluluğuna sürüklemiştir. Bu ve bundan sonraki yazılar bu çalışmada elde ettiğimiz bilgilerin, muhabbetin, aşkın paylaşımından başka bir şey değildir.
Siyere girişe devem edeceğiz.
Selam ve dua ile
Veysel Ocak
1. Üç Muhammed. Mustafa İslamoğlu. Denge yayınları
2. Üç Muhammed. Mustafa İslamoğlu. Denge yayınları S:12-13
3. Üç Muhammed. Mustafa İslamoğlu. Denge yayınları S:12
4. Üç Muhammed. Mustafa İslamoğlu. Denge yayınları S: 211
5. Siyer bilgisinin değeri ve önemi. Yılmaz çakır Haksöz dergisi
6. Siyere giriş. Şaban Öz. Ankara Okulu yayınları S: 76- 77
7. Siyere giriş. Şaban Öz. Ankara Okulu yayınları S: 75
8. Siyere giriş. Şaban Öz. Ankara Okulu yayınları S: 78
9. Üç Muhammed. Mustafa İslamoğlu. Denge yayınları S: 211
10. Siyeri Farklı Okumak II. Mehmet azimli. Ankara Okulu yayınları S: 11 ... 21
11. Siyeri Farklı Okumak II. Mehmet azimli. Ankara Okulu yayınları S: 21 ... 25
12. Siyere giriş. Şaban Öz. Ankara Okulu yayınları S: 76
13. Siyere giriş. Şaban Öz. Ankara Okulu yayınları S: 28-29
14. Siyere giriş. Şaban Öz. Ankara Okulu yayınları S: 28
15. Siyere giriş. Şaban Öz. Ankara Okulu yayınları S: 29
16. Siyere giriş. Şaban Öz. Ankara Okulu yayınları S: 31
17. Bkz. Siyere giriş. Şaban Öz. Ankara Okulu yayınları S: 23 ... 28 ]


Yorumlar
0 onaylı yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.