Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Kur'anın Gölgesinde Siyer (2)

SİYERE GİRİŞ 2

            Kur'an'ın gölgesinde siyer başlığımız nasıl bir siyer okumaları yapmak istediğimizin açık göstergesidir.

            Doğru bir siyer yazmanın / doğru bir siyer okuması gerçekleştirebilmenin en garantili yolu; bize, '' en güzel örnek '' olarak sunulan Hazreti Peygamber'in hayatına ve mücadelesine yönelik en sahih temel bilgileri ve rivayet yolu ile gelen haberleri değerlendirmemize yarayacak ilkeleri içerisinde barındıran, kendisinde şüphe olmayan Kur'an'dan öğrenmek bir siyer okuyucusunun / araştırmacısının yapması gereken ilk tercihtir.

            Yürüyen Kur'an olan peygamberi Kur'an'dan öğrenerek, İslami davet ve mücadele sürecini; bu mücadele süreci içerisinde belirlediği tavır ve stratejileri, ortaya koyduğu davranışların nedenlerini Kur'an'ın rehberliğinde anlayabilir, hatta duygularını, düşüncelerini, üzüntülerini, bize rivayet yoluyla gelmeyen ruhsal durumlarını, Kur'an'ın peygambere dair oluşturduğu atmosferin içeriğinden öğrenebiliriz. Bunun için Kur’an kendisine has bir yöntem ile bilgileri okuyucusuna / iman edenlere sürekli sunmaktadır.

            ''Kur'an'ın siyere dair bilgiler verirken izlediği belli başlı yöntemleri ise; haber tashihi (ifk hadisesinde olduğu gibi) zaman, mekan ve şahıslardan müstağni anlatım, bazan hadiseyi özet olarak vermesi (isra hadisesi gibi) bazı yerlerde ayrıntılara yer vermesi(Zeyd b. Harise'nin haberindeki gibi) hadiselerin arka planını zikretmesi ve şahıs veya grupların gizlediklerini açığa çıkarması şeklinde '' sıralayabiliriz.(1)

            Burada şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Kur'an, hiçbir kaynağın sunmaya ve değerlendirme yapmaya ehliyetli olmadığı konular olan, peygamberin iç dünyasına dair tahlilleri bize aktarırken / sunarken, bu konuda tek kaynak olduğu bilgisini de bize verir.

            Siyerin sözlük anlamının; insanın gittiği yol, ortaya koyduğu tavır ve hal demek olduğu tanımlamasından yola çıktığımızda, Kur'an'ın bir çok ayetinin Rasulullahın bizzat hayat içerisinde bir durumuna dair olması ya da alacağı tavra işaret etmesi ve bazı konularda kendisini yönlendirmeye yönelik inmesi nedeniyle, Peygamberimizin hayatı ve mücadelesiyle ilgili olarak çok önemli çizgileri Kur'an'da bulabiliriz.

            Vahyin, peygamberin hayatı ve ortaya koyduğu mücadelesiyle olan ilişkisinin ve bu ilişki şeklinin anlaşılmasına yönelik Muhammed Abid el-Cabiri '' Fehmü'l Kur'an '' adlı tefsir kitabında şu tespitleri yapmaktadır. '' Surelerin iniş sıralamasını belli aşamalara ayırdık. Bunu yaparken de göreceli de olsa, Hazreti Peygamber'in sireti ile Kur'an'ın inişi arasındaki uyuma dikkat çekmeye çalıştık. Kur'an metni, 20 küsür yıllık bir süre içersinde parça parça inmiş olmakla beraber, surelerin birbirleriyle bağlantısı oldukça güçlü bir mantık ilişkisine dayanmaktadır. Nitekim herhangi bir sureyi kendisinden önce ve sonra inmiş olan surelerle birlikte değerlendirdiğimiz ve bu surelerin yoğunlaştıkları konuya dikkat ettiğimizde, bu konu bütünlüğünün o surelerin indiği dönemde Hazreti Peygamber'in ve sahabilerin yaşadığı olaylarla birebir bağlantılı olduğunu, arada muazzam bir uyumun bulunduğunu görmekteyiz. İşte buradan açıkça anlamaktayız ki vahyin iniş süreci davetin gidişatı ile uyum arz eder.(2)

            Cabiri yaptığı çalışmanın '' Kur'an-ı siyer ile siyeri de Kur'an ile yorumlamak '' olduğunu söylemektedir.(3)

            Kur'an; Peygamberin hayatını ve mücadelesini bize aktaran, herhangi bir kaynak yada kaynaklardan birisi değildir.

Tebliğ edilenin, tebliğ eden hakkında bilgi vermesi açısından Kur'an, siyer kaynakları arasında ilk sırada yer almaktadır. Bu yüzden en sahih kaynaktır. Kur'an'ın en sahih kaynak olmasına yönelik birçok özellik sıralanabilir, bunlardan birisi de '' Kur'an'ın yaşanan hadiselerle eş zamanlı olmasıdır. Zira Kur'an anlatımlarına kendi döneminde biri itirazının vuku bulmamış olması anlattığı hadiselerin sıhhatinin temel noktasıdır.''(4)

            Kur'an'ın ilk muhatabı, kendisine vahyedilenin ilk tebliğcisi, ilk uygulayıcısı olan Hazreti Peygamberin; bu sorumlulukları çerçevesinde yaptığı mücadelenin, sıradan bir mücadele şekli olmadığını, vahiy-peygamber ilişkisi ilahi temellere oturtulduğunda doğru anlaşılacaktır. Zira '' Kur'an canlı bir diyalog zemininde Hz. peygamber ve Müslümanlar ile müşrikler, Yahudiler ve Hıristiyanların hazır bulundukları bir tarihsel ve toplumsal zeminde peyderpey nazil olmuştur. Dahası Kur'an tevhid ve şirk mücadelesinin yaşandığı bir hayat sahnesinin tam ortasına bir ilahi müdahale biçiminde nazil olmuştur. Bu sebeple, Kur'an kuru bir söz, yavan bir metin değil, çok çetin bir tevhid mücadelesinin hikayesidir. Hayat olayları son derece çeşitlilik arzettiği ve Kur'an da hayatın akışkanlığı içinde nazil olduğu için, onu masa başında yazılmış bir metin gibi algılama  ve bu algıyla okuyup doğru anlama imkanı pek yoktur.''(5)

            ''Sonuç olarak diyebiliriz ki Kur'an bize Hz. Peygamber ve sahabe neslinin örnekliğinde bir Müslümanlık tecrübesi sunmuştur ''(6)

            Kur'an bize Peygamberin en güzel örnek olmasını harika bir bakış açısıyla sunar. Bu bakış açısını bize kazandırırken ''Kur'an'ın gözettiği temel hedef; Hz. Peygamberin hayatını bir bütün halinde tarihsel bilgi olarak aktarmak değil, nebevi boyutta inananlara modelliğini ibret-öğüt perspektifinden sunmaktadır. Ancak bu amaç, içeriğin sıhhatini / tarihi boyutunu etkilememiş, yani Kur'an gözettiği hedefe ulaşmak için kurgusal tarih anlatımına gitmemiştir ''(7)

            '''Ancak Kur'an'ın tarihe bakışı kendine özgüdür; hem önceki semavi dinlerin ve kitapların hem de tarihçilerin ve filozofların bakışından farklıdır. Zira Kur'an tarihi, geçmişi, yaşanılan zamanı ve geleceği bir bütün halinde insanoğlunun faaliyet sahası olarak görür. ''(8)

            Bu bakış açısıyla Kur'an tarih eğitimi ve öğretiminde çığır açmıştır. Kur'an zaman anlayışını değiştirmiş, olaylara üç boyutlu bakarak, tarihi; geçmiş, bugün ve gelecek boyutlu bir olgu ve süreç olarak değerlendirerek, bugün yeni yeni anlamaya çalıştığımız tarih felsefesine dair önemli materyaller sunmuştur. Böylece Kur'an ''tarih, felsefesine başlangıç teşkil edebilecek bilgiler veriyor; İslam tarihi usulünde ve felsefesinde geçerli olabilecek bir takım esaslar getiriyor. Bununla da kalmayıp tarih kavramını açıklayarak / anlamlandırarak tarihçiliğin esasları olabilecek ilkeler ortaya koyar.''(9)

            Bu yönüyle Kur'an tarih çalışmalarına kaynaklık edecek bilgilerin ve bakış açılarının menba'ını oluşturur.

            Kur'an böylece hem tarihi öğretir hem de öğretilen tarihten nasıl ders alınması gerektiğini gösterir. Örneklemeler ile eşsiz ve çok zengin bir tarih yorumu yapar.

''İslam peygamberinin ve Müslümanların karşılaştıkları hadiselerden söz eden ayetler bir yandan tarih şuuru ve bilgisi kazandırırken diğer yandan Müslümanların siyer ve megazi çalışmalarının konularını oluştur. Neticede Kur'an okuyucusu, Kur'an ile tarihe bakış arasında çok güçlü bağlar olduğunu görür. İslam'ın tarih yorumunun bilincine varır. Kur'an'ın canlı ve ebedi bir bakışı olduğunu kavrar.''(10)

            Hazreti Peygamber'in hayatını öğrenmemiz / anlamamız / örnek almamız ve ortaya koyduğu tevhidi mücadelenin hangi ilkeler üzerinden yapıldığını, en doğru bir şekilde anlayabilmemiz için; Kur'an ve Siyer arasındaki ilişki şeklini ve aralarındaki kopmaz bağı görmek durumundayız.

            Dolayısıyla Hazreti Peygamber'in hayatının Kur'an'dan bağımsız yazılamayacağını asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Bununla beraber sadece Kur'an endeksli bir siyer yazmanın da birçok eksiği ve zaafları beraberinde getireceği bir gerçektir.

Bu noktada en önemli problem; Kur'anın siyer okumalarında ya da yazımında nasıl kullanılması gerektiğine dair bir usul belirlenmesinde oluşmaktadır.

            Kur'an'ın siyerde kullanılmasında başlangıçta muhtemelen bir çok hatalar ortaya çıkacaktır. Fakat doğru bir tarih felsefesi ortaya konulabilmesi için bunun göze alınması gerekmektedir. Diğer yönüyle zaten İslam tarihi ve siyer, yeterince bilgi kirlenmesine ve eklemelere maruz kalmıştır. Bu süreç sonrasında Kur'an merkezli bir siyer yazımı bundan daha fazla probleme yol açmayacak bilakis daha gerçekçi bilgilere ulaşmamızı sağlayacaktır.

            Kur'an'ın gölgesi altında siyer okunmaları yapmak, bizi birçok hata ve zaaftan arındırırken, tarihsel olarak birçok karanlık kalan alanları da bize aydınlatma fırsatını verecektir.

Peygamber tarihi olarak belirleyebileceğimiz tarihsel dilimde, hakkında rivayet bulunmayan birçok konu, birçok tarihsel aralık içerisinde gelişen olaylar hakkında; mesela Rumların çok kısa zamanda Farsları yeneceklerini bildirir ve ikisi arasındaki savaşa temas eder. Ayetin nazil olduğu tarih ve Müslümanların durumu dikkate alındığında; Müslümanların hangi durumda ve zamanda olursa olsun, küresel bir siyaset mantığında olması gerektiği yorumunu yapmamızı sağlar.

En önemlisi, İslami davet sürecinin boyutlarını / aşamalarını Kur'an'ın rehberliğinde analizler yaparak anlamaya çalışmak, nebevi metodun hangi ilkeler üzerine oturduğunun belirlenmesini kolaylaştıracaktır.

            Bütün bu çalışmalara rağmen bugün Peygamberimize dair en önemli problemimiz '' peygambere ve peygamberin hayatına dair olguları '' anlama sorunuyla bizi karşı karşıya bırakmaktadır. Yeryüzünde İslam peygamberi Hazreti Muhammed kadar hakkında söz söylenmiş bir ikinci şahsiyetin olmadığı düşünülürse, hala bir anlama problemiyle karşı karşıya olmamız, anlaşılır gibi değildir.

            Bu yakıcı sorundan yola çıktığımızda bütün bu yapılan çalışmaların üzerine; peygamberi ve hayatını anlama ve İslam tarihini doğru okumayı gerçekleştirebilmemiz için yeni çalışmalara, yeni usullere ihtiyacımız olduğu ortadadır. Daha fazla bu konuda geç kalınmadan bir tarih felsefesi oluşturmak, anlama sorunun çözümlenmesinde en önemli adımlardan birisi olarak düşünülmelidir. Bununla birlikte '' Siyer Hermenötiği '' oluşturmak pekala mümkündür ve kuşkusuz böyle bir bakış, siyere yeni açılımlar da getirecektir.(11)

            Peygamberi anlamaya yönelik bir başka çalışma yöntemi de '' sahabe modelliğine '' başvuran bir usul üzerinde çalışma yapılabilir.(12) Bu yöntem, peygamberi anlamaya yönelik çok önemli katkılar sağlayacaktır.

            Hazreti peygamberi anlamada '' sahabe modelliği '' onunla beraber yaşayan, onu gören,, ondan duyan, ona iman eden ve hepsinden ötesi onun arkadaşı olan insanların, Hazreti Peygamberi nasıl anladıkları bizler için son derece kıymetlidir. Sahabe modelliği '' nebevi modelliği '' anlamada ciddi katkı sağlayacaktır.

Sahabe modelliğinde Allah'ın yönlendirmeleri dikkat çekicidir. Allah, sadece inanç boyutunda olmamak kaydıyla, inananları Elçisine karşı davranışları hususunda uyarmakta, hayatın her alanına  dair ilişkileri konusunda onlara rehberlik etmektedir.(13)

            Kur'an'ın peygamber-sahabe ilişkilerindeki yönlendirmeleri, dikkatlice incelendiğinde; o tarihsel dilimi, toplumu, toplumsal anlayışı, toplumsal değişimi ve aşamalarını, zihinsel anlayışların şekillenişini detaylı bir biçimde gözlemleyebiliriz. Sahabe modelliği peygamberi anlamaya yönelik yöntem olarak benimsendiğinde nebevi modelliğin anlaşılmasında çok önemli katkılar sağlayabileceği ortadadır. Dolayısıyla her yeni çalışmanın beraberinde sorunları da getirebileceği hassasiyetini kaybetmeden, yeni çalışmaların kazandıracağı faydaları hesap ederek; katkı sağlayabilecek her türlü çalışmayı yapmaktan kaçırmamamız gerekmektedir. Bütün bu çalışmaların sıhhati için ise Kur'an'ın ölçüyü / çerçeveyi belirlemesi gerekmektedir.

            Bizim siyer okumalarımızda, Kur'an ile siyer arasındaki karşılıklı anlam bağlılığını asla aklımızdan çıkarmadan; Kur'an-ı anlamak için siyerin, siyeri anlamak için Kur'an'ın mutlak anlamda gerekliliğini siyer okumalarımızın ilk şartı olarak kabul etmeliyiz / etmekteyiz.

            Siyere giriş konularına devam edeceğiz.

            Siyer okumalarında Kur'an yolumuzu nasıl aydınlatmakta bizi nasıl yönlendirmektedir?

Kur'an bize doğru bir siyer okumaları gerçekleştirebilmemiz için hangi anahtarları vermekte hangi prensipleri önümüze koymaktadır.?

            Bize nasıl bir bakış açısı vermektedir?

            Hangi temel prensipler üzerinden hareket etmemiz gerektiğine, sonraki yazılarımızda değinmeye çalışacağız.

            Selam ve dua ile

            Veysel Ocak

 

1. Siyere Giriş  Şaban Öz  Ankara Okulu Yay. S: 77-78

2. Fehmü'l Kur'an Muhammed Abid el-Cabiri Mana Yay. C.1 S:15

3. Fehmü'l Kur'an Muhammed Abid el-Cabiri Mana Yay. C.1 S:16 - Kur'an'a Giriş Muhammed Abid el-Cabiri Mana Yay. S:378

4. Siyere Giriş  Şaban Öz  Ankara Okulu Yay. S: 77

5. Bilge Adamlar Dergisi Mustafa Öztürk  Aralık 2013 S: 102

6. Bilge Adamlar Dergisi Mustafa Öztürk  Aralık 2013 S: 112

7. Siyere Giriş  Şaban Öz  Ankara Okulu Yay. S: 77

8. İslam tarihi ilk dönem Sabri Hizmetli Ankara Okulu Yay. S: 48

9. İslam tarihi ilk dönem Sabri Hizmetli Ankara Okulu Yay. S: 50

10. İslam tarihi ilk dönem Sabri Hizmetli Ankara Okulu Yay. S: 53-54

11.Siyere Giriş  Şaban Öz  Ankara Okulu Yay. S: 54

12.Siyere Giriş  Şaban Öz  Ankara Okulu Yay. S: 49

13. ( 2 / Bakara 104 ) ( 8 / Enfal 24 ) ( 33 / Ahzab 69 ) ( 24 / Nur 62-63 )

( 58 / Mücadele 11)  ( 49 /  Hucurat 1-2) vs

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.