I-Türkiye'nin 2014 'memnuniyet haritası açıklandı. Başka zamanlarda adını pek duymadığımız, memnuniyet indeksi içinde karşımıza çıkıveren Sinop yine birinci. Afyon ikinci.
Sinop mutmain insanlar kenti adını çoktan hak etti.
'Memnuniyetsizler' de değişmedi: Hakkari ve Tunceli.
Memnuniyet sıralamasında birinci olanların değişmemesinde bir sorun yok. Ama memnuniyetsizler hep aynı şehirler olarak karşımıza çıkıyorsa bütün bu ölçümlerin hiçbir anlamı yok. Demek ki karşımıza çıkan neticeyi iyileştirmek için yeterince çaba sarf etmiyoruz. Karşımıza çıkan rakamların bizi söylemekte olduğunu anlamakta gönülsüz davranıyoruz.
II-
Zor zamanlarda yaşıyoruz. Gözümüz ve kulağımız çok fazla şeye tanık oluyor. Tanıklıklarımızın sorumluluğunu yerine getiremedikçe ya duyarsızlaşıyoruz ya da marazi bir duyarlılığın içinde takatsiz kalıyoruz.
İletişim çağında haber almama hürriyetimiz yok.
Herkes haber alma hürriyetinden bahsediyor. Oysa ihtiyacımız olan şey haber almama hürriyetine sahip olabilmek.
Neden mi?
Aldığımız haberler karşısında kalbimizin, akleden kalbimizin sesini duymakta zorlanıyoruz çoğu defa.
Zorlandıkça dışımızda kalan herkesi ve her şeyi suçlayarak kendimiz için beyaz bir alan inşa etmeye çalışıyoruz.
Haberlerden haberdar ola ola pelteleşiyoruz...
Ameller niyetlere göredir hükmünce haberlerden haberdar edilişimizdeki niyeti sorgulamamız gerekiyor.
Haberler bizi bir eyleme değil de pelteleşmeye sürüklüyorsa kamu sağlığı için haberlerden haberdar olma katsayımızın sınırları konusunda tartışmamız gerekiyor.
Haberlerden 'haberdar' edilirken içimizde mamur bir alan kalmıyor.
Ya öfkenin duvarına tosluyoruz ya kederin. Olmadı vur patlasın çal oynasıncılar giriyor devreye.
Bu satırları yazarken radyodan kulağıma Adanalıların portakal festivali dolayısıyla kendilerinden geçerek varmış oldukları 'mutluluk' cümlelerine takılıyor kulaklarım:
'50 yıldır Adana'da yaşarım hiç böyle mutlu olmadım.'
'Deliler gibi eyleniyoruz. Brezilya'nın karnavalı varsa Adananın da portakal festivali var.'
III-
Rahmetli Büyükannem dua ederken Allah'ım çok verip azdırma az verip gezdirme derdi.
Ekranlardan 'azanlar'a tanık oluyorum, sokaklarda 'gezen'lere.
Sonra mor menekşelere bakıp bakıp ağlıyorum



Yorumlar
0 onaylı yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.