Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Onlar gazdan öldü, biz yalandan...

I-

Onlar gazdan zehirlendi, öldü.

Biz her gün yalandan zehirleniyoruz. Ölmüyoruz. 'Geliştikçe gelişiyoruz'.

Onlar öldü. Onar onar, yüzer yüzer öldü.

Onar onar ölünce ilgimizi esirgemiyoruz.

Tek tek ölselerdi görmezdik.

Gördük.

Gündem müsait idi. Ölenleri 'görebilir' ağıtları 'duyabilir' sesimizi en teatral edada sabitleyip, dudaklarımızı büzüştürüp 'acımız büyük Türkiye yasta' diyebilirdik.

Dedik.

Önemli gün ve haftaların 'insanı' olarak 'insanlık vazifemizi' yaptık.

Acı günler için dizayn edilmiş 'ağıtçı' maskesini itina ile yerleştirip yüzümüze.

Ekrana kurulup dört köşe.

'işçi kardeşlerimiz işçi kardeşlerimiz' diyerek cümle üstüne cümle kurduk.

Önemli olan bir gurup aidiyeti içinde adlarını geçirmekti. Geçirdik.

Esas mesuliyetimiz güçlünün gücüne güç katmak elbette.

Adımızın önündeki unvan 'prof' falan filan.

Güzel ölümdür karbonmonoksit dedik.

İntihar özendiricisi olmaktan hiç çekinmeden, yaslı ailelerin acısı ile dalga geçer gibi.

Bir taşla iki kuş yani.

Ölü kuşlardan sorumlu sivil toplum örgütlerimiz olmadığına göre...

Kuş katliamı serbesttir her cümlede.

Empati kurmamıza, çok da üzülmemize gerek yok

Ah bizi bekleyen bir hayatımız var seçkin, temiz, steril bembeyaz!

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.