Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Oruç bize ne söyledi, ne söyler?

Oruç bizimle konuşur mu? Hiç susmadığımız için yazık ki bunu bilemiyoruz.

Bir şeylere sürekli tarifler giydirme gayreti içindeyiz, bunu muhtemel ki herkes kolayca anlasın diye yapıyoruz. Bu hepimizi zihinsel olarak asgariye mahkum ediyor.

Kelimelerin ucunu açık bıraksak, bizler de her zaman daha fazlasını aramaya,

düşünmeye, tahayyül ve tasavvur etmeye açık olacağız.

İnandığımız değerleri birkaç kelimeyle özetleme, onları bir zihin hapı, bir akıl drajesi haline getirerek pratize etme gayretleri, o değerlerin kısa zamanda içsizleşmiş klişeler haline gelmesine yolaçıyor.

Yüklediğimiz pratik anlamlar, derinliğini hiç bilmediğimiz, hiç tam olarak bilemeyeceğimiz, idrak sınırlarımızla sınırlandıramayacağımız o değerleri bizim sınırlarımıza kilitliyor, bizim vasatımızda donduruyor, donuklaştırıyor.

Dine ait meselelerin, kavramların, mükellefiyetlerin ve bunları bütünleyen idrakin, donuk, akmayan, yaşamaya devam etmeyen, her an yeni bir canla nefes alıp vermeyen, her an bir başka yaratılışla yaratılmayan bir tabiata sığdırılamayacağı aşikar oysa ki...

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.