Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Sosyolojik mi, dini dil mi?

Hayatın sekülerleşmesi dini hayatı da profanlaştırıyor.

Hayatın din ile irtibatının kopması aslında dini anlayışın hayattan kopmasıdır. Hayattan çekilen din sanılanın aksine gönüllerden, zihinlerden de siliniyor yavaş yavaş... Bunun tam zıddı olarak da önce gönüllerden, zihinlerden çekilen din, hayattan da el etek çekiyor.

Ramazan ayı, dinin hayatın günün yirmi dört saatini doldurduğu bir yoğunlukla gelir. İster ferdi olarak yaşayın, ister cemaat, toplum olarak... oruç mevsimi bir günün tamamını şekillendirir; oruçlu bir güne, oruçla geçen bir aya dini iklim tesir eder, hayata rengini verir. Ramazan ayı ne kadar bireysel, tek başına, insanın kendi içine yolculuksa o kadar da dışa dönük, coşkulu, manevi bir atmosfere sahiptir. İnsanın içe doğru münzevi yolculuğu adeta başka oruçlularla buluşur, çoğalır coşkuya dönüşür.

Oruç tutan da tutmayan da Ramazan'dan etkilenir, o iklimin havasını teneffüs eder; rahmet herkesi sarar çünkü...

Hayatla bu kadar iç içe olan Ramazan mevsimini yaşarken hepimizi dirilten, ölü ruhlara yenilenme soluğu üfleyen bu iklimin hayattan koparılması nasıl mümkün olur?

Bir yanda gecesiyle şelale gibi çağıldayan, gündüzüyle sükut suretinde hayata yön veren, etkileyen, şekillendiren Ramazan ayına ışıltısını kaybettirip onu bereketsiz bir gürültüye, şenliğe indirgeyen bir Ramazan söylemi ile karşı karşıyayız.

Bereketsizlik kokan bir ağızla her Ramazan yapılan, medyada gündeme getirilen tartışmalardan bahse gerek yok. Sinsi bir ladiniliğin müstehzi duruşuyla ortaya çıkan, sahte bir hakikat ve dindarlıkla kafalara, gönüllere kuşku tohumları serpen bir dildir bu. Dine ait, dinle ilişkili, dinin hayata yansıyan bireysel ve toplumsal her tezahürünü gülünçleştirmek, en azından kalplerdeki yerini sarsmaya yönelik bir gündemdir. Bunlara alışığız. Zaten bu tür sahte dini tartışmalara artık itibar edilmiyor.

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.