Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Tefrikadan vahdete

Hz. Osman'ın hilafeti döneminden beri İslam dünyasının (ümmetin) maruz kaldığı en büyük, en yıkıcı, en zararlı durum tefrikadır. Elbette başka sebepler de vardır, ama önemli bir sebep/âmil, Müslüman görünen İslam düşmanlarının (münafıkların) kurdukları kumpaslar, tertipler, tahrikler, gizli planlardır. Bir rivayete göre meşhur Cemel Vak'ası'nda, içlerinde saygın sahâbîlerin bulunduğu iki grup müzakere yoluyla barışa ulaşacak iken gece münafıklar, her iki gruptan karşılıklı olarak hücuma geçiyor, karşı tarafın ihanet ettiğini ilan ederek savaşı başlatıyorlar.

İki Müslüman grubun, bazen devletin savaşlarında öteden beri buna benzer oyunların olduğu biliniyor.

Bu felaket durum İslam'ın nurunu gölgelemiş, insanların İslam ile korkutulmasına dayanak kılınmış ve belki de Batı'nın bu mübarek dinden daha geniş ölçüde nasip almasına mani olmuştur.

Zalim ve sömürgeci Batı'nın ümmeti istediği gibi dövmesi ve istediğini rahatça alabilmesi de bu yüzdendir.

Akif merhum ne diyordu:

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez

Eğer Müslümanlar paramparça olmasalardı ve bu yüzden güçleri zayıflamasaydı bugün zalim İsrail, Filistin halkına yaptıklarını yapabilir miydi?!

Eğer ümmetin itaat ettiği bir 'otorite' olsaydı İslam dünyasını yiyip bitiren iç savaşlar başlar mıydı, başlasa devam edebilir miydi?

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.