Veysel Ocak
Veysel OcakYazar

Üstün zekalı çocukların özel okul dışında bir şansı var mı?

Geçtiğimiz Cuma gününden bu yana üstün yetenekli/zekalı çocuklarla ilgili olarak bilgi ve mektup yağıyor. Her mektubu yayınlamama imkan yok. Aynı zorluğu iki defa yaşamak zorunda olduğu için temsil değeri yüksek, 43 yaşındaki mimar annenin mektubunu dikkatinize sunuyorum.

Hayırlı sabahlar Fatma Hanım.İş yerinde sabah çayımı içerken gazete haberlerine bakıyordum. Üstün yetenekli çocuklar ile ilgili bir yazı!! Gözlerime inanamadım. Nihayet bu çocukları dikkate alan bir yazı gördüm.

Benim iki çocuğum var. Birisi sayısal zekası çok yüksek ve dahi seviyesinde, diğeri işitsel zekası çok yüksek üstün zekalı. Allah'a hamdüsenalar olsun! Bana böyle kıymetli iki armağan çocuk nasip etti(Bu çocuklara armağan çocuk da deniyor). Ancak ülkemizdeki eğitim şartlarından dolayı bizim çocuklarımıza gereken önem ve değer kesinlikle verilmiyor. Hatta bu çocukları normal çocuk seviyesine indirmek için elden gelen her şey yapılıyor. Oğlum okula gitmeden önce kendisindeki farklılıklardan dolayı Milli Eğitim'in RAM merkezinde wiskar testi yaptırdım. Normal bir okulda okuyamayacağı, çabuk öğrenip çabuk sıkılacağından bahsedildi. O zaman Fordotosan 3.yılında eğitim veriyor idi.(Beyazıt ilköğretim Okulu). Bu viskar sonucuna göre ilk 24 öğrencinin içine girerek bu okula kayıt yaptırma şansımız oldu. Aynı zamanda altarnatif bir devlet veya özel okul var mı diye çok araştırdım. Ancak bulamadım(2004 yılı). Neyse oğlum bu okulda eğitime başladı. Bir hafta sonra okul deprem riski dolayısı ile yıkılacak denilerek Sirkeci'de bir okulda eğitim yarım gün içine sıkıştırılarak devam etti. Üniversite ile beraber yürütülmesi gereken program ise yarım yamalak uygulandı ve bu süreç 3 yıl devam etti. 3 yıl sonra Koç sponsorluğunda okulumuz yapıldı ve Beyazıt Ford Otosan olarak yeni binamızda eğitime devam edildi. İstanbul Üniversitesi ile Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yapmış olduğu protokole rağmen, bizim çocuklarımıza Üstün Zekalı Çocuk Öğretmenliği Bölümü'nden mezun öğretmenlerin eğitim vermesi şartı hiç uygulanmadı. Yani prosedür normal çocuklara göre işledi. Yazımı kısa tutmak istiyorum, çünkü yaşadıklarımız çok maceralı ve inanın çok yıpratıcı. Her ne ise oğlum 5.sınıfı bitirince, malum SBS için Beyazıt'ta hiçbir ek çalışma yapılmamasından ve evimize de uzak olduğundan çocuk yollarda harab olup, sınava yeterince çalışamayacağı için kendi semtimizdeki bir özel okula burslu olarak nakilini aldırdık.Özel okuldaki müdür yardımcısı ile burs için görüşmeye gittiğimizde( kendisi bir eğitimci olarak) 'Zeka göreceli bir kavramdır. Hem çocuğunuzun zekasının gerilemediğini ne biliyorsunuz' dedi. Bu çocuklar kıymetli, özel çocuklar diye bakan bir eğitimci bulmak o kadar zor ki. Üstelik özel okullarda sadece akademik başarı baz alınılıyor(Kaç tane yanlış yaptı gibi). Her neyse oğlum bu okulda eğitime başladı.Ancak bir süre sonra depresyona girdi. 15 gün sürekli ağladı. Normalde hiç ağlayan bir çocuk değildir.Ne yapacağımı şaşırdım. Üstün yetenekli çocuklar konusunda tecrübesi olan bir psikoloğa götürdüm oğlumu. Okuldan, öğretmenlerinden ve arkadaşlarından memnun ancak, kendisi gibi düşünen, kendisi gibi algılayan ve espri yapan eski okulundaki arkadaşları da yanında olsun istiyor. Tabii yapabilecek bir şey yoktu. Oğlum ile daha fazla sosyal faaliyette bulunarak ve vakit geçirerek bu süreci atlatmaya çalıştık. Ancak şu bir gerçek ki oğlum hiçbir zaman ilkokuldaki gibi mutlu bir çocuk olmadı. Şu anda özel okulda %100 burslu okuyor. SBS 'de ilk 2000'de idi.Çok şükür akademik olarak iyi bir netice aldık. Ama sosyal olarak çocuğumun bir yanı eksik kaldı..

Yorumlar

0 onaylı yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Yorumlar panel onayından sonra yayınlanır.